Farklı temalarda oturumlar kapsamında 10 haftalık faaliyetimizde, kolektif bir öğrenme deneyimini hedefleyerek okumalar, tartışmalar ve atölye uygulamaları aracılığıyla psikoloji eleştirisinden hareketle eleştirel psikolojiye uzanan bir yol haritası çıkaracağız.
Bu taslak, psikologların “insan haklarına saygı ve savunuculuk”, “ayrımcılıktan kaçınma”, “eşitlik temelinde duyarlılık ve kültürel farkların gözetilmesi”, “zarar vermeme ve özerkliği koruma” ile “bilimsel ve güncel bilgi doğrultusunda çalışma” gibi temel mesleki yükümlülükleri ve etik çerçevenin ihlali anlamına geliyor.
Ruh sağlığı emekçileri olarak #SerbestMeslek hakkımızı savunuyoruz!
İfade özgürlüğüne, eşit yurttaşlığa, adalete, doğaya ve onurlu yaşama yönelmiş çok yönlü saldırılara karşı birlikte ses çıkarıp, birlikte direnmeye devam edelim.
Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik’e Karşı Üç Derneğin Ortaklaşarak Açtığı Yürütmeyi Durdurma ve İptal Davası Hakkında Basın Bildirisi.
#EmeğimiziSavunuyoruz: Yönetmelik değil, meslek yasası, diyerek 1 Mayıs’ta alanlardayız!
Sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası yönetmeliği hakkında açıklamamızdır.
Sürekli yorgun ve tükenmiş mi hissediyorsunuz?
Hayatınız giderek daha öngörülemez ve güvencesiz mi?
Geleceğinizin sizin kontrolünüzde olmadığını mı hissediyorsunuz?
Anayasayla korunan ve temel bir hak olan boykota yönelik çağrı yaptığı için gözaltına alınanların yanındayız, onlarla dayanışma içindeyiz.
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak son bir yıl içinde yaptığımız işleri buradan inceleyebilirsiniz.
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 5 farklı eksende yaptığımız çalışmalar ile hazırladığımız ve/veya dâhil olduğumuz bildiri, metin ve imza kampanyalarını aşağıda bulabilirsiniz.
Meslek yasamızın olmayışı ve meslek birliği/odamızın eksikliği; bizleri, beraber çalıştığımız diğer meslek çalışanlarını ve psikolojik hizmet alan kişileri olumsuz etkileyecek uygulamalara, hak ihlallerine yol açıyor.
7 haftalık Güz Okulu olan bu derslikte, okumalar ve atölyelerle kolektif bir öğrenme deneyimi ile 'psikoloji eleştirisinden' başlayarak 'eleştirel psikolojiye' bir yol haritası çıkaracağız.
TODAP’ın bir bileşeni olarak lisans, yüksek lisans, doktora öğrencilerinin bir araya gelmesiyle Öğrenci Komisyonu’nun 26 Eylül 2023 tarihinde faaliyete geçtiğini bilgilerinize sunuyoruz.
Seçim sürecinin yarattığı iklime ve mültecilere, Kürtlere, kadınlara, LGBTİ+'lara yönelik nefret söylemlerine dair açıklamamızdır.
VII. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu’nu, pandeminin yarattığı belirsizlik nedeniyle daha fazla ertelemek yerine 22-24 Ekim 2021 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirme kararı aldık.
Nitelikli Eğitim ve Çalışma Hakkımızdan Daha da Uzağa
23-24-25 Ekim 2020 tarihinde İstanbul’da “Özgürleşme” ana teması ile gerçekleştirmeyi planladığımız VII. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu’nun bildiri gönderme son tarihini Covid-19 pandemisi nedeniyle 1 Mayıs 2020 tarihine erteledik.
Yer: Türkan Saylan Kültür Merkezi, Konak Kent Konseyi, Kat 3.
Tarih: 12.10.2019
Saat:17:00
Ankara TODAP 12 Ekim Cumartesi günü saat 16:30’da Hezarfen Kafe'de olacak. Sen de gel…
Buluşma yerleri: İncirli Metrobüs Duraği
Buluşma saati: 11.30
İletişim: 0532 154 14 54
0544 498 68 12
Tarih: 22 Aralık 2018 Cumartesi
Yer: Turtle's Pub (Alsancak Mahallesi, 1485. Sk. No:22, 35520 Konak/İzmir)
Başlangıç Saati: 20.30
Yer: Ren Bar
Tarih: 15 Aralık 2018 Cumartesi
Saat: 20.00
Adres: Kurabiye Sok. No:19 (Rock’n Rolla yanı) Taksim/İSTANBUL
1. Gün: 24 Kasım 2018 Cumartesi / 10:30 - 17:30
2. Gün: 25 Kasım 2018 Pazar / 10:30 - 17:00
Ata Soyer Sağlık ve Politika Araştırmaları Merkezi
6 Ekim 2018- Cumartesi
Saat: 17:00
19-21 Ekim 2018, İzmir
Katılım formu: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdZlAMQZMk_HCxmopMy7P4X7hLEmWWmHvK4fw_oQ_yQh4-9Hg/viewform
Eleştirel Psikoloji Bülteni'nin Mayıs 2018'de yayımlanacak olan 8. sayısının dosya konusu, Ekim 2016'da gerçekleştirilen V. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun da ana teması olan Eleştirel Psikoloji ve Psikososyal Dayanışma olacaktır.
Aşağıda Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 2016 yılının Ocak ayı ile Aralık ayı arasında yaptığımız işlerin listesini bulabilirsiniz.
Bir-aradalık: Hâller, Dinamikler, İmkânlar
Ekim 2018 / İzmir
Praxis der Kritischen Psychologie in Deutschland und der Türkei/Praxis of Critical Psychology in Germany and Turkey/Rosa Luxemburg Stiftung, Franz-Mehring-Platz 1, 10243 Berlin
24.-25.3.2018
1. GÜN: 16 Aralık 2017 Cumartesi / 10:30 - 17:30
2. GÜN: 17 Aralık 2017 Pazar / 10:30 - 17:00
1. GÜN: 23 Aralık 2017 Cumartesi / 10:30 - 17:30
2. GÜN: 24 Aralık 2017 Pazar / 10:30 - 17:00
Yer: Leylek Cafe - Küçükparmakkapı Sok. No:15 D:3, Beyoğlu/İstanbul
Zaman: 28 Ekim 2017, 17:00
İletişim: 544 498 68 12, 507 126 95 98
Yer : Kulübe Kafe- 1484 Sk. No : 6 Alsancak
Tarih : 14 Ekim 2017 Cumartesi, 17:00
İletişim : 533 5787999; 553 3899241
Yönetmelik değişimin şeffaf ve tartışmalı bir süreçten geçmemesi bu gibi durumların yasallaşacağına dair söylentileri ve kaygıları çoğaltmaktadır.
1 MAYIS'TA ALANLARDAYIZ !
Kahvaltı eşliğinde psikoloji eğitimlerini tartışıyoruz.
12 Şubat 2017 Pazar günü saat 11-14 arası Eğitim Sen Taksim
Er ya da geç geleceğini bildiğimiz güzel günler için her koşulda yan yana mücadeleyi sürdürerek...
Zaman: 24 Aralık Cumartesi 19.30
Yer: Leylek Cafe ve Sanat Evi
Küçükparmakkapı Sok. No: 15/3 Beyoğlu
İletişim: 544 498 68 12
24 Aralık 2016 Cumartesi 10.00 / 18.00
3 Aralık Cumartesi günü tüm psikoloji öğrencilerini ve mezunlarını bekliyoruz.
İnsanların birlikte yaşamasının dayanışmayla mümkün olacağına içtenlikle inanıyoruz.
Atölyelerin ilki olan “Ayrımcılık” modülünde; eşitlik, hakkaniyet ve gündelik pratiklerde ayrımcılık ile ilgili başlıklar interaktif etkinliklerle ele alınacak ve ardından deneyim paylaşımları ile pekiştirilecektir.
Yer: Leylek Cafe - Küçükparmakkapı Sok. No:15 D:3, Beyoğlu/İstanbul
Zaman: 5 Kasım 2016, 17:00
İletişim: 544 498 68 12, 507 126 95 98
Bizler Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği(TODAP)'ndeki farklı üniversitelerden öğrenciler olarak tercih döneminde sizlere yardımcı olmak için bir araya geldik.
TODAP'tan Erkek Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri'nden Bolu'daki Kadın Meslektaşa Dayanışma Mesajı
V. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu 14, 15, 16 Ekim'de Mersin'de yapılacaktır. Bildiri özeti çağrısını burada bulabilirsiniz.
29 Mayıs 2016 Pazar 11:00 - 17:00
14 Mayıs 2016 Cumartesi / 10:00-18:00
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği(TODAP) olarak düzenlediğimiz ve yürüteceğimiz, 3 modül olarak tasarladığımız "Ben ve Başkaları" temalı Barış Atölyeleri bu Pazar günü başlıyor.
Pazar günü saat 11.00'de Metrobüs Zeytinburnu Durağının çıkışında buluşuyoruz.
Türkiye'yi ve dünyayı özgür, eşit ve adil bir şekilde yaşanabilir yerler yapmak için TODAP olarak psikoloji öğrencilerini ve psikologları 1 Mayıs'ta alanlara davet ediyoruz.
22 Nisan'da Çağlayan "Adalet" sarayında, duruşmalara ilişkin tepkimizi göstermek ve hukuksuzluklara karşı ses çıkarmak için binlerce kişi buluşacağız.
20 Nisan 2016 Çarşamba, 9.00
Karaman Ağır Ceza Mahkemesi
“Psikoloji Lisans Eğitimi Öğrenci Forumları”nda bir araya geldik. Birinci buluşmayı İstanbul’da ve ardından diğer buluşmaları İzmir, Ankara, Mersin ve yine İstanbul’da gerçekleştirdik.
17 Nisan Pazar, 10.00-17.30
17 Nisan Pazar, 10.00-17.30
1. Gün: 2 Nisan 2016 Cumartesi / 10:30-17:30
2. Gün: 3 Nisan 2016 Pazar / 10:30-17:30
Meslektaşımız Esra Mungan yalnız değildir!/Our colleague Esra Mungan is not alone!
Muzaffer Kaya yalnız değildir!/Muzaffer Kaya is not alone!
Kıvanç Ersoy yalnız değildir!/Kıvanç Ersoy is not alone!
Chris Stephenson yalnız değildir!/Chris Stephenson is not alone!
Barışın akademisyenleri yalnız değildir!/Academics for Peace are not alone!
1. gün: 5 Mart 2016 Cumartesi / 10:30 - 17:30
2. gün: 6 Mart 2016 Pazar / 10:30 - 17:30
Aşağıda Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 2015 yılının Ocak ayı ile Aralık ayı arasında yaptığımız işlerin listesini bulabilirsiniz.
Aşağıda Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 2014 yılının Ocak ayı ile Aralık ayı arasında yaptığımız işlerin listesini bulabilirsiniz.
Eşitlik, hakkaniyet ve gündelik pratiklerde ayrımcılık ile ilgili başlıklar interaktif etkinliklerle ele alınacaktır.
Atölye dizisi kapsamında her bir başlık ayrı bir modül olarak ele alınacaktır.
“Yurdunu sevmeliymiş insan, öyle diyor hep babam
Benim yurdum ikiye bölünmüş ortasından, hangi yarısını sevmeli insan?”
Bir yandan "Barış ve Psikoloji" temasını önemsediğimiz, bir yandan da kongrenin ücretli olması gerekliliğine ikna olamayışımız nedeniyle Kongre Düzenleme Kuruluna bir çağrı yapmak istedik.
Bilindiği üzere sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde çocukların yaşam hakları ihlal edildiği gibi insan hakları hukukuna aykırı olarak; eğitim hakları da ihlal edilmektedir.
Biz çocuk ve insan hakları örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, milletvekilleri, gazeteciler, kadın ve LGBTİ örgütleri, öğrenciler, sivil inisiyatifler, siyasi parti ve oluşumlar olarak ülkemizde 7 Haziran’dan bugüne devam eden çatışma ortamının acilen son bulmasını istiyoruz.
Her şeye rağmen birlikte ve mücadele içerisinde olabilmek, baskı ve sömürünün tüm biçimlerini yerle bir etmemiz için sahip olunabilecek en güçlü umut kaynağıdır.
Tek ihtiyacımız olan her gecenin bir şafağının olduğunu bilmek...
PÖMYAP tarafından düzenlenecek olan ve konuşmacı olarak katılacağımız 2. Meslek Yasası Çalıştayı'nın programını aşağıda bulabilirsiniz.
Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenecek olan ve konuşmacı olarak katılacağımız etkinliğin çağrısını aşağıda bulabilirsiniz.
TODAP'ın emek, demokrasi ve barış mücadelesi içinde yer almaya çalışan bir meslek örgütü olduğu düşüncesiyle toplantıyı yine de yapma kararı aldık.
17 Ekim Cumartesi saat 17.00'de...
Mülteci çocukların eğitim hakkı bir lütuf değil, devletlerin yükümlülüğüdür.
Saldırı Kınıyoruz!
Son olarak beşinci buluşmayı yine İstanbul’da gerçekleştirdik.
Bu metinde emek/sınıf eksenli bir yaklaşıma sahip bir öğrenci oluşumunun nasıl özelliklerinin olabileceğine dair bazı fikirler sunacağım.
Gerçekleştirilmesi engellenen Onur Yürüyüşü öncesinde, polisin engellemek istemesine rağmen yaptığımız basın açıklamasının metinlerini burada bulabilirsiniz.
Özgürlüklerin ve haksızlığa karşı mücadelenin desteklendiği, tüm üniversite bileşenlerinin haklarının güvence altına alındığı ve emeğin korunduğu bir üniversite anlayışı için...
Tüm ruh sağlığı çalışanlarını ve öğrencilerini 28 Haziran'da 13. İstanbul Onur Yürüyüşü öncesinde gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına davet ediyoruz.
TODAP ve Lambdaistanbul Ruh Sağlığı Komisyonu olarak birlikte gerçekleştireceğimiz atölyeye hepinizi bekliyoruz.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Psikoloji Bölümü öğrencileri olarak can güvenliği ve eğitim hakkımızı istiyoruz!
Homofobik/transfobik kitaplara karşı başlattığımız imza kampanyasının metnini aşağıda, kampanya bağlantısını da burada bulabilirsiniz.
Psikoloji lisans eğitimini değerlendirmek, eksik yanlarını tartışmak ve bunlara yönelik öneriler getirmek üzere Mersin Üniversitesi’nde bir araya geldik.
Bir önceki toplantıda oluşturduğumuz anketin düşünceler ve öneriler bölümü üzerine çalışmamıza başladık ve anketin uygulama biçimi ile ilgili düşüncelerimizi karara bağladık.
Öğrenci forumlarının beşincisini 17 Mayıs 2015 Pazar günü yeniden İstanbul’da bir vakıf üniversitesinde düzenleyeceğiz.
ODTÜ'de yapılan 3. buluşmanın raporunu burada bulabilirsiniz.
Anket sorularını demografik özellikler, çalışma koşulları, kurum içinde yapılan çalışmalar, tüzük, hak ihlalleri ve öneriler-fikirler şeklinde 6 kategoriye ayırmıştık.
Nitelikli Eğitim ve Çalışma Hakkımızdan Daha da Uzağa
Verilen psikoloji eğitiminin içerik ve/veya yöntemine dair rahatsızlık duyan, bunu değiştirmek isteyen, Mersin ve Adana'daki tüm psikoloji öğrencileri buluşmamıza davetlidir.
Dayanışmacı, ortaklaşmacı değerlerin öne çıkarıldığı, sömürüsüz bir dünya için sınıf dayanışmasını yükseltme hedefiyle 1 Mayıs’ta alanlardayız!
Önceki toplantılarda ortaya çıkan tüzük, merkezlerdeki işleyişle çalışma koşulları ve hak ihlallerine dair anket sorularının düzenlenmesi ve genişletilmesi için çalışmalara devam ediyoruz.
Önceki toplantılarda ortaya çıkan tüzük, merkezlerdeki işleyişle çalışma koşulları ve hak ihlallerine dair anket sorularının düzenlenmesi ve genişletilmesi için çalışmalara devam ediyoruz.
İkinci forumu 7 Mart 2015 Cumartesi günü İzmir’de, Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi’nde düzenledik.
Öğrenci forumlarının üçüncüsünü 29 Mart 2015 Pazar günü Ankara'da ODTÜ Fizik Bölümü P-1 Amfisi'nde düzenliyoruz.
Bu toplantımızda da yönetmeliği incelemeyi sonlandırarak, anket maddelerini tamamlayıp, anketin içeriğinin ve sorularının nasıl olacağına karar vereceğiz.
Bu toplantımızda da yönetmeliği incelemeye devam ederek anket maddelerini tamamlayıp, anketin içeriğinin nasıl olacağına karar vereceğiz.
13 Aralık 2014'te İstanbul'da yapılan ilk buluşmanın raporunu burada bulabilirsiniz.
Öğrenci forumlarının ikinci ayağını 7 Mart Cumartesi günü İzmir’de Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi’nde düzenliyoruz.
Bir anket formu hazırlayarak yüz yüze görüşmelerin yapılması ve psikologların tabi olduğu yönetmelikle ilgili konuşmak için bir araya geleceğiz.
20 Şubat Cuma günü İstanbul ve İzmir'de basın açıklamaları gerçekleştirilecektir.
28 Şubat Cumartesi günü saat 13:00’da, bu defa İBB’nin Saraçhane’deki başkanlık binası önünde olacağız.
Arkadaşları ve üniversitenin öğrencileri 18 Şubat Çarşamba günü saat 09.00'da Çağ Üniversitesi önünde buluşarak karayolunda bir yürüyüş gerçekleştirecektir.
TODAP Ankara Söyleşilerinin ilkini 21 Şubat'ta gerçekleştiriyoruz.
Bu toplantıda, hazırladığımız blogda yayınladığımız anketin sonuçlarından yola çıkarak, yola nasıl devam edeceğimizi planlayacağız.
Bu toplanmada söylemsel psikoloji üzerine konuşmaya devam etmekle birlikte özellikle etnografi üzerine konuşmayı planlıyoruz.
Bu durum açık bir şekilde, insan haklarının ve bunun yanı sıra bilimsel/ mesleki standartların ciddi ihlali anlamına gelmektedir.
Üyemiz Baran Gürsel'in Praksis dergisinde yayınlanan bir yazısını sizinle paylaşıyoruz.
Tartışma toplatılarının beşincisinde eleştirel psikoloji perspektifiyle nasıl araştırma yapılabileceğini konuşacağız.
14 Aralık'ta yaptığımız toplantıda bir araya gelmenin yöntemleri üzerine konuştuk. Başlangıç olarak bir web sitesi oluşturulmasına karar verdik.
Kapitalizm, paternalist kurum ve ilişkilerle de bütünleşerek çocukluğun içinde deneyimlendiği koşullar ve çocuklar üzerinde çok sayıda olumsuz etkiye neden olmaktadır.
Verilen psikoloji eğitiminin içerik ve/veya yöntemine dair rahatsızlık taşıyan, bunu değiştirmek isteyen, İstanbul'daki tüm psikoloji öğrencileri ilk buluşmamıza davetlidir.
PÖMYAP 1. Meslek Yasası Çalıştayı'nın programını burada bulabilirsiniz.
Lisans eğitiminin sorun ve ihtiyaçlarının, daha geniş katılımlarla ve daha üretici ortamlarda tartışılmasının anlamlı olacağını düşünüyoruz.
Psikoz tanısı almış ya da alabilecek kişilerin durumunu tartışmak psikologlar ve psikoloji öğrencilerinin bu durum hakkında ne yapabileceği üzerine de düşünmeyi içeriyor.
Psikolojide pozitivist araştırmanın nasıl yapıldığını ve buna yönelik eleştirileri tartışıyoruz.
Validebağ direniyor! Tüm İstanbul’u yaşamı, kentimizi ve demokratik haklarımızı savunmaya çağırıyoruz!
Boğaziçi Soma Dayanışması tarafından 24-25 Ekim'de düzenlenecek olan sempozyumun programını burada bulabilirsiniz.
26-27-28 Eylül tarihlerinde ODTÜ'de düzenlenecek olan IV. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun programını burada bulabilirsiniz.
Son duruma dair yapılan açıklamayı paylaşıyoruz.
Başka bir çalışma, bilim ve uygulama alanı, başka bir meslek örgütü, başka bir dünya mümkün.
Bilgi Asistan Dayanışması tarafından kaleme alınan bildiriyi sizlerle paylaşıyor, kendileriyle dayanışma içinde olduğumuzu vurguluyoruz.
Tüm üniversite akademisyenleri, çalışanları ve öğrencileriyle dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.
Aşağıda Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 2012 yılının Ocak ayı ile Aralık ayı arasında yaptığımız işlerin listesini bulabilirsiniz.
BİRLEŞMEK, ÖRGÜTLENMEK ve “İSTANBUL BİZİMDİR” DEMEK İÇİN 22 ARALIK’TA KADIKÖY’DE BULUŞUYORUZ!
Dernek üyesi Baran Gürsel'in "Odalaşmak İsteyen Psikologlar Facebook Grubu, Psikologların Proleterleşmesi ve Federasyona Dair Düşünceler" başlıklı yazısını aşağıda bulabilirsiniz.
F Tipinde Tecrit Bir İnsanlık Suçudur!
Kemal Gömi’nin Af Hakkı Tanınmalıdır!
Serdar Değirmencioğlu Görevine İade Edilmelidir!
Trans Erkeklerin Bilgi Edinme Hakkına TİB'den Gelen Sansür Blogun Zaferiyle Sonuçlandı.
Artık dayanışma ve paylaşımı arttırmanın farklı yollarını bulmanın zamanı geldi. TODAP İstanbul olarak, alanı, imkânları ve sınırlarıyla daha yakından tanımak, alandaki düşünme ve uygulama biçimlerine dair fikirler edinmek için bir deneyim paylaşımı forumu düzenliyoruz.
Psikologlar Savaş Değil Barış İstiyor!
Meslek tanımsızlığı ve unvan belirsizliği, psikologlar ve psikoloji öğrencileri için güvenceli çalışma ve toplum yararına nitelikli hizmet sunabilmenin önündeki önemli engellerden biridir. Bu soruna karşı mücadele büyüyerek sürüyor.
Meslek tanımsızlığı ve unvan belirsizliği, psikologlar ve psikoloji öğrencileri için güvenceli çalışma ve toplum yararına nitelikli hizmet sunabilmenin önündeki önemli engellerden biridir.
Psikologlar ve psikoloji öğrencileri olarak güvenceli çalışma ve meslek hakkımızı savunmak için sokağa çıkıyoruz!
Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri'nin ilk açıklamasıdır. Açıklama 5 Ekim 2008'de yapılmıştır.
Son günlerde mail listelerinde dikkati çeken "Eğitim Kurumunda Cinsel İstismar" olayı hepimizde büyük bir öfke yaratmış ve bu tip olaylardaki mesleki ve etik sorumluluklarımıza ilişkin bir tartışma başlamasına yol açmıştır. Farkındayız ki kadınlar, çocuklar, engelliler, yaşlılar gibi toplum içerisinde dezavantajlı konumlarda kalabilen gruplar; söz konusu ihmal ve istismara daha açık olabilen öğretmen-öğrenci, doktor-hasta, psikolog-danışan gibi ilişkiler olduğunda daha da fazla ihmal, istismar ve kötü muameleye maruz kalma riski taşımaktadırlar.
Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri 1 Mayıs’ta Alanlarda: Güvenceli Çalışma ve Meslek Hakkımızı Savunuyoruz!
1 Mayıs, emeğin ve toplumsal muhalefetin dayanışmakta ve mücadele etmekte kararlı olduğunu daha güçlü bir şekilde dile getirdiği, bir araya gelmenin gücünün farkına yeniden vardığı ve her canlı için yaşanabilir bir dünya hayalini kutladığı gündür. Bizler, psikologlar ve psikoloji öğrencileri olarak, bu sene de bu ruhla alanlarda olacağız.
Psikologlar olarak yaşadığımız sorunların önemli bir bölümünün kaynağını mesleğimizin tanımlanmamış olması, görev ve sorumluluklarımızın belli olmaması ve unvanımızın yasal güvence altında olmaması oluşturuyor. Alanda hizmet vermeye hazırlanan, hizmet veren ve bizden hizmet alanların haklarını koruyacak emekten ve toplumdan yana bir meslek yasası ihtiyacı açık bir şekilde önümüzde duruyor.
TBMM'de Pervin Buldan tarafından verilen 2771 sayılı önergede psikologların sorunlarının meclisin gündemine alınması ve psikologlar için bağımsız bir meslek yasası oluşturulması için komisyon kurulması önerileri dile getirilmiştir. Psikologlar ve psikoloji öğrencileri için önem taşıyan bu girişimin meclis tarafından dikkate alınması için Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak bir imza kampanyası başlattık. Toplanan imzalar TBMM Başkanlığı'na iletilecektir.
Bir yanda ataerki, kapitalizm, heteroseksizm, militarizm, ulusalcılık... Diğer yanda “tecavüzü çağıran” kadınlar, depresyon tanısı koyulan işçiler, kimlikleri hastalık kabul edilen translar, “antisosyal” addedilen vicdani retçiler, "taş atan çocuklar"... Herkes için bilgi üreten, tarafsız bir psikoloji mümkün mü? Psikolojinin açıkladığı insan deneyimi, tüm insanların deneyimi mi gerçekten, yoksa belirli bir sınıfın deneyimi mi? Psikolojinin kabul ettiği “insan”a ve deneyimine sığmayanlara ne oldu, ne oluyor? Ve belki de en önemlisi, biz ne yapacağız, kimin için, ne için bilgi üreteceğiz: savaş için mi barış için mi, egemenlik için mi eşitlik için mi?
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) İstanbul'da kütüphanesini kuruyor, katkılarınızı bekliyor.
2008 yılında ilk Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun hemen ardından Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri olarak bir araya gelerek çalışma yapmaya başladığımızdan bu yana epey yol katettik. Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) ismiyle derneğimizi kurmamızı da içine alan süreçte psikolojinin eleştirel teorisini üretmek, psikoloji öğrencileri ve psikologların durumunu anlamak ve haklarını savunmak, toplumsal muhalefete katılmak üzere çok çeşitli çalışmalar yaptık. Bizi bir araya getiren bu çabalar, bizi güçlü bir biçimde bir arada tutmayı sürdürüyor.
12 Eylül 2012'de Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin sonlandırılması ve Kürtçe üzerindeki baskıların kaldırılması için başlatılan açlık grevi kırk üçüncü gününe ve dolayısıyla tutuklu ve hükümlülerin sağlığı açısından kritik eşiğe geldi. Burun kanaması, sese karşı aşırı hassasiyet, halsizlik, uykusuzluk, görme ve hafıza kaybı, vücut ağrıları gibi sağlık problemleri yaşamaya başladıkları bildiriliyor. İktidar, eylemcilerin talepleri karşısında suskunluğunu sürdürür ve açlık grevi devam ederse yüzlerce kişinin sağlık ve yaşam hakkının tehlikeye gireceği kesin.
"Trans Kimliklerin Hastalık Tanımından Çıkarılması İçin Uluslararası Eylem Günü" bugün(20.10.2012). TODAP'lı psikologlar ve psikoloji öğrencileri olarak saat 19.00'da Taksim'de düzenlenen eylemde yer alarak, trans kimliklerin hastalık tanımından çıkarılmasına dair verdikleri mücadelede mesleki sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.
Aşağıda, Bilgi Üniversitesi Travma Çalışmaları Sertifika Programı üzerine Güneş Sevinç ve Baran Gürsel tarafından yazılmış Psikopolitik Bir Araç Olarak Travma ve Uzmanlaşma; buna cevaben Murat Paker tarafından yazılmış Ezber, Önyargı ve Hakareti Eleştiri Sanmak; Murat Paker'in bu metni üzerine Güneş Sevinç ve Baran Gürsel tarafından yazılmış Murat Paker'in Argümanlarına Dair başlıklı yazıları aşağıda sizinle paylaşıyoruz.
Diyarbakır'da 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan III. Eleştirel Psikoloji Sempozyumuna çok az zaman kaldı.
Diyarbakır'da 15-16 Eylül'de düzenlenecek olan III. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu sırasında konaklama konusunda şehir dışından gelecek katılımcılara yardımcı olması için hazırlanan otel listesi aşağıda yer almaktadır.
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Diyarbakır Belediyesi ve Bağlar Belediyesi tarafından 15-16 Eylül'de Diyarbakır, Sümerpark'ta düzenlenecek olan III. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun programı aşağıdadır.
TODAP Çeviri Grubu'nun kolektif ürünü olan Eleştirel Psikoloji kitabının tanıtım yazısını ve çeviri ekibinin önsözünü aşağıda bulabilirsiniz.
Geçtiğimiz yıl tüm emekçiler gibi psikologların da hak kayıplarına sahne oldu. Bir yıl kadar önce alanda çalışan psikologların ve psikoloji öğrencilerin itirazlarına karşın büyük kısmı akademisyen olan TPD yönetimi ve sağlık alanında neoliberal dönüşümleri hızlandırarak uygulamak görevini üstlenmiş Sağlık Bakanlığı eliyle hazırlanan ve torba yasa kapsamında kabul edilen psikolog ve klinik psikolog ünvanlarını düzenleyen maddeleri tam da 1 Mayıs arifesinde uygulamaya sokularak Sağlık Bakanlığı'nda çalışan psikologlar koşullu olarak sınav ve sertifikasyona mecbur bırakılarak işten çıkarılma tehdidiyle yüz yüze bırakıldı.
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak antikapitalist, antiseksist hatlar çerçevesinde psikologların özörgütünü oluşturma çabasındayız. 2008 yılının Eylül ayında Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri imzasıyla başladığımız bir araya gelme çabamıza bugün TODAP adıyla devam etmekteyiz. Yaptığımız çalışmalar üç eksen üzerine oturmayı hedeflemektedir. Belki de birbirinden kalın çizgilerle ayrılamayacak olan ve bir meslek örgütünün olmazsa olmazları olan bu üç ekseni ve bizim bu eksenlerde yaptığımız çalışmaları şöyle sıralayabiliriz.
Aşağıda 2008'in Ekim ayı ile 2011'in Aralık ayı arasında Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri, Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi ve Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak yaptığımız işlerin bir listesini bulabilirsiniz.
Üniversite giriş sınavında psikoloji bölümünü tercih edeceklere açık mektubumuzdur.
Her daim psikoloji öğrencileri olarak çalışmalarımızı, düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi paylaşmak, birbirimizin fikirlerinden ve sorularından yararlanmak için düzenlediğimiz açık hava toplantılarının ikincisinin konusu Psikoterapi ve Kitleselleşen Bunalım.
Plato ve Aristoteles’in muhtemelen felsefe konuşuyor oldukları o ünlü agora resmini çoğunuz hatırlarsınız herhalde. O zamanlar akademide dersler yürüyerek yapılır ve özgür düşünce teşvik edilirmiş.Bizler de, her daim psikoloji öğrencileri olarak çalışmalarımızı, düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi paylaşmak, birbirimizin fikirlerinden ve sorularından yararlanmak için, Açıkhava toplantıları düzenlemeye başlıyoruz.
10 Mayıs meslektaşlarımız tarafından "Psikologlar Günü" olarak kutlanmaktadır. Son yıllarda çalışma alanlarımızda yaşadığımız hak kayıpları ve son olarak da torba yasa vesilesiyle çalışma hakkımızın akademik unvanlar üzerinden özel üniversitelere ve paralı sertifika programlarına devredilmesi, mesleki onurumuzun bir simgesi olan bu günü her senekinden daha anlamlı kılmaktadır.
Geçen 1 Mayıs’tan bu yana psikologlar olarak çalışma alanlarımızda daha çok sorunla yüz yüze gelir olduk. Kapatılan danışmanlık merkezleri ve bir meslek olarak psikologluğun yeniden tanımlanması, alanda çalışanların gündeminin ilk sırasına yerleşti.
Homofobiye Karşı Ruh Sağlığı Girişimi, TODAP evsahipliğinde "HETEROSEKSÜEL OLMAYAN BİREYLERE TERÖPATİK YAKLAŞIMLAR" atölye çalışması gerçekleştirecek.
Mecliste görüşülen torba yasanın psikologları ilgilendiren 9. ve 11. maddesinin kabul edilmesiyle yasa Cumhurbaşkanlığının onayına sunulmuştur.
Meclis genel kurulu kararıyla yasalaşma yolunda son dönemece giren son torba yasanın içinde biz psikologlar ve psikoloji öğrencileri için hiç de adil olmayan bir madde de geçiyor. Bu madde yasalaşırsa geleceklerimiz daha da belirsizleşecek. Doğal olarak kafalarımız daha da karışıyor.
Bizler psikologlar, psikoloji öğrencileri ve akademisyenler olarak toplumsal dayanışma ağında yerimizi almak, mesleki ve sosyal haklarımızı korumak, kendini politikadan, üretim ilişkilerinden ve sınıf mücadelelerinden azade gören geleneksel psikoloji anlayışı ile aramıza mesafe koyarak eleştirel ve toplumsal bir psikoloji pratiği yaratmak için TODAP olarak bir araya geldik.
Aşağıda ismi yazılı sendika ve meslek örgütlerinin* çağrıcısı olduğu 3 Nisan'da Ankara'da yapılacak olan güvenceli iş mitingine Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak biz de katılıyoruz. Çoğumuzun büyük bir sorunu olan güvencesiz ve esnek çalışmaya karşı birlikte yürümek için tüm psikologları ve psikoloji öğrencilerini Ankara'ya davet ediyoruz.
Psikologlara, Psikolojik Danışmanlara, Psikiyatristlere, Psikiyatri Hemşirelerine, Sosyal Hizmet Uzmanlarına, Öğrencilere ve Kamuoyuna Çağrımızdır.
16 Ocak Pazar günü Taksim'de Meslek Hakkı Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasının metni aşağıdadır.
PSİKOLOGLARA, PSİKOLOJİK DANIŞMANLARA, PSİKİYATRİSTLERE, PSİKİYATRİ HEMŞİRELERİNE, SOSYAL HİZMET UZMANLARINA, ÖĞRENCİLERE VE KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRIDIR.
Tüm Psikoloji Örgütlenmelerine, Psikologlara ve Psikoloji Öğrencilerin Çağrımızdır.
Hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşabileceğimiz ve mesleki haklarımızı savunacağımız, farklılıklarımızla bir arada durabileceğimiz, kapsayıcı, demokratik bir derneğin temellerini yakın bir zaman içerisinde atıyoruz.
Uzunca bir süredir, yaşanan taciz ve tecavüz olaylarında yargının ve Adli Tıp Kurumu'nun kadınların ve çocukların mağduriyetini arttıracak yönde verdiği kararlara tanık olmaktayız. Tecavüz kendi başına bir suç iken, ceza kararı için beden ve ruh sağlığının kalıcı olarak bozulup/bozulmadığına ilişkin rapor istenmekte, üniversite hastanelerinden alınan raporlar “duygusal” oldukları gerekçesiyle kabul edilmemekte, süreç uzatılmakta ve failler salıverilmektedir. Bu durum taciz/tecavüze uğrayan kadınlar ve çocuklar kadar toplumun diğer kesimlerinde de onulmaz acılara yol açmakta, çaresizlik ve öfke duyguları yaratmakta, korku kültürünü beslemekte ve erkek egemen sistemin kadınlar üzerinde baskısını arttırarak devam etmesine yol açmaktadır.
Ülkemizin önemli süreçlerden geçtiği şu günlerde, özellikle toplumsal ayrışmalar körüklenmeye çalışılırken bireylerin yalnızlıklarının da buna paralel olarak arttırılması bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Her yönüyle ve tüm güçlerini kullanarak yaşamaya çalışan kapitalist düzen, insan psikolojisi üzerinden de devamını sağlamaya çalışıyor. Her şeyin alınır satılır bir pazar olduğu bu ekonomik sistemde mutluluk alıcısı ve satıcısı ile pazarın her yerinde taleplerin arzını üretiyor.
Psikolojinin siyasette bir araç olarak kullanılması ve kullananların deyimiyle Politik Psikoloji'yi düşündüğümüzde Vamık Volkan ve Abdülkadir Çevik öne çıkan isimlerdir. Vamık Volkan, Beyaz Saray'a danışmanlık yapmış olan, FBI'ın hep işe almak için peşinden koştuğundan bahsedilen bir psikiyatristtir.
İstanbul Üniversitesi'nde 24-25-26 Eylül'de düzenlenecek olan II. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun programı kesinleşmiştir. Sempozyuma Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi olarak biz de katılacağız. Programı aşağıda bulabilirsiniz.
Sırrı Emrah Üçer'in TODAP oluşumuyla ilgili kaleme aldığı inceleme yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Psikolog ünvanı ile çalışma hakkımızın "sertifikalandırma" adı altında ticarileştirilerek elimizden alınmasını, diplomalarımızın değersizleşmesini ve psikoloji eğitiminin daha da eşitsizleşmesini öngören meslek yasası tasarısına karşı 20 Ağustos Cuma günü saat 19:30'da Taksim Tramvay Durağı'nda toplanacak ve varolan haklarımızı da kaybetmemize yol açacak bu tasarıya karşı itirazlarımızı yükseltecek ve toplumdan ve emekten yana bir meslek yasası istediğimizi anlatan basın açıklamamızı okuyacağız.
Psikologların meslek yasasına dair Sağlık Bakanlığı’yla yürütülen görüşmeler ve bu konudaki son gelişmeler hakkında Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi olarak bir metin ve bir eylem planı oluşturmaya karar verdik.
14 Mayıs Cuma günü, Mersin İnsan Hakları Derneği önünden Taş Bina'ya kadar siyasi partiler ve sendikaların da desteği ile, İHD ve TODAP olarak 80 kişinin katıldığı bir yürüyüş düzenledik. Ardından bir basın açıklaması yaptık.
TPD ÇOCUK İSTİSMARINA İLİŞKİN NELER SÖYLÜYOR, NELER SÖYLEMİYOR?
Geçtiğimiz günlerde birçok psikologun gündeminde, işyerindeki sıkıntılar, işten çıkarmalar, taşerona bağlı çalışmanın getirdikleri ve güvencesiz çalışma koşulları vardı.
16. Ulusal Psikoloji Kongre’sine biz de panellerimiz, konuşmacılarımız, katılımcılarımız ve “Kongreler Ücretsiz Olsun” kampanyamızla katıldık. Becerebildiklerimiz, beceremediklerimizle birlikte kongrede eylediklerimiz ve yapmayı düşündüklerimiz yer yer başarılı, yer yer eksik, yer yer umut verici, yer yer umut kırıcıydı
Ücretsiz kongre talebiyle yürüttüğümüz imza kampanyası sırasında en sık karşılaştığımız itiraz kongrelere ücretsiz katılımın mümkün olmadığı yönündeydi. 520 imza ile sunduğumuz talebimize cevap veren Türk Psikologlar Derneği’nin açıklaması da bu talebin yerine getirilmesinin olası olmadığını öne sürüyordu. Oysa sosyal bilimler alanında yapılan kongrelerin birçoğuna katılımın ücretsiz olduğunu biliyoruz.
Bilginin herkes için erişilebilir ve paylaşılabilir olması gerektiği düşüncesinden hareketle Şubat ayı sonunda başlattığımız “ Kongreler Ücretsiz Olsun” kampanyası yaklaşık üç hafta sonunda 520 imzaya ulaştı.
Bilginin alınıp satılabilen bir meta olmaması gerektiğini, herkes için ulaşılabilir olmasını ve meslektaşlar arasında paylaşılmasının etik bir görev olduğunu düşünüyoruz. Bütün bu düşünceler doğrultusunda kongrelerin ücretsiz olarak düzenlenmesini talep ediyoruz.
Bu metin, Türk Psikologlar Derneği’ni, kuruluş amaçlarına uygun şekilde, dernek üyeleriyle birlikte işleyen bir kollektife dönüştürmek amacıyla yapılmış tespit ve önerileri içermektedir.
TEKEL işçilerinin direnişi hızını kesmiyor. Toplumun, işçilerin talepleri ve direnişinin meşruiyetine olan inancı güçleniyor ve perçinleniyor. Bununla güçlenen işçiler, taleplerinde direniyor, geri adım atmayı reddediyor; onlar direndikçe daha fazla insan mücadele hattına daha da güveniyor.
Türk Psikologlar Derneği ve Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu tarafından 22 Kasım Pazar günü Ankara’da, Meslek Yasası için düzenlenen eyleme Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi olarak biz de destek veriyor ve katılıyoruz. Psikologlar olarak bir meslek yasamızın olmamasının, çalışma alanlarımız olan özel kurumlarda ve kamu kurumlarında, psikolojik hizmetler alanında görev yapan diğer meslek uzmanlarının karşısında bizi eşitsiz, haksız bir konuma koyduğunu biliyoruz.
Testlere başlar başlamaz, bir takım insanlar odama gelmeye başladı. İlk gelen Rıza diye bir tip. Takım elbiseli, sırıtkan.
Türkiye Psikiyatri Derneği bir bildiri yayımlayarak hekim olmayan kişilerin, ruhsal sorunları ya da rahatsızlıkları olan kişileri muayene etmelerini, tanı koymalarını ve tedavi etmelerini eleştirmiş ve bir takım önerilerde bulunmuştur. Bu öneriler arasında ruhsal sorun ve rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın hekim olmayan kişilere başvurmaktan kaçınmaları; yazılı ve görsel basının, taşıdıkları sorumlulukların bilincinde olarak, ruhsal sorunların çözümünde hekim olmayan kişilere programlarında yer vermekten ve dolaylı reklamlarını yapmaktan kaçınmaları gibi maddeler vardır.
Özel Eğitim Kurumları’nda çalışan psikologlar MEB’in 27 Mart tarihli genelgesiyle bu alanda önemli bir hak kaybı yaşadı. Yeni genelge psikologları engellilerin eğitiminde ve rehabilitasyonunda zorunlu meslek personeli olmaktan çıkararak çok sayıda psikoloğun işsiz kalmasına neden oldu. Mesleki haklarımızı geri almak için TPD öncülüğünde bir imza kampanyası başlatıldı, basın açıklaması ve yürüyüş düzenlendi. Fakat psikologların alandaki yeri ile ilgili belirsizlik devam ediyor. Tüm bu gelişmeleri bu alanda çalışanlarla birlikte yorumlamak, alanda çalışanların deneyimlerinden yararlanmak ve yapılabilecekleri konuşmak için özel eğitim öğretmeni Burcu Gezgin, uzman psikolojik danışman Ertan Görgü ve psikolog İlham Khalilov’un katılımıyla bir söyleşi düzenledik.
Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri olarak başlattığımız imza kampanyasına http://www.petitiononline.com/oss1234/petition.html adresinden ulaşabilirsiniz.
Her yıl haziran ayında yapılan ve milyonlarca öğrencinin “bilgi ve becerisinin” 3 saatte sınandığı ÖSS, bu yıl da binlerce öğrenciyi sınava tabi tutarak üniversite kapısının dışında bırakacaktır.
Bu hafta Eleps Söyleşilerine, "Psiko-politik Açıdan Türkiyeli Psikologlar" konu başlığıyla Murat Paker katılacaktır. Söyleşide, TPD'de yaşanan "Psiko-politik Konum Bildirgesi" sürecindeki tartışmalara değinilecek devamında Türkiye'deki demokrasi ve insan hakları meseleleri konuşulacaktır.
14 Mayıs 2009'da saat 17.30 ile 19.00 arası ODTÜ Fizik Bölümü P2 Amfisi'nde bunları konuşuyor olacağız:
> eşcinselliğe bakışın tarihsel dönüşümü
> psikoloji tarihinde eşcinsellik ve terapiler
>LGBTT(LezbiyenGeyBiseksüelTranseksüelTravesti) bireyler ve ayrımcılık
Bir insanı, duygularını, düşüncelerini anlamak ne kadar mümkün? Psikolojiyle doğrudan ilgiliyseniz, elbette hem yanıtınız kolay, hem yolunuz… İyi de yönteminiz ne? Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri Grubu’na göre, insanı çevresinden, politikadan, toplumsal olaylardan, kültürel ve tarihi geçmişinden arınarak tanıyamaz, tanımlayamazsınız… Çünkü insan içinde yaşadığı toplumdan bağımsız değil, dolayısıyla siyasetten de. Grup da bundan yola çıkarak alternatif psikolojiye dair toplantılar düzenliyor, tartışmalar yapıyor. Zaman zaman 1 Mayıs’taki polis şiddetine karşı bildiriler çıkıyor bu toplantılardan, zaman zaman da bir işçi direnişine destek metinleri. Gelin onları biraz tanıyıp, dertlerini anlayalım.
Bir varmış, bir yokmuş. Çok sessiz öğrenciler varmış. Garip uygulamalara, köhne kavramlara, ayağı yere basmayan derslere hiç ses çıkarmazlarmış. Kendilerine saygısızlık veya haksızlık yapılmasına karşı çıkmazlarmış. Öğrencileri alçaltınca kendilerinin yükseldiğini düşünenleri bilseler bile kimselere anlatmazlarmış. Anlatacak olsalar bile yazmazlarmış. Hatta “sen 4 yılda psikolog olacağını mı sandın?” gibi sözleri söyleyenleri bile yazmazlarmış. Lisansüstü program açılmamasının bedelini üstlenmekten kaçınmazlarmış. Onlar sessiz kaldıkça olanlar olmaya, çarklar hep aynı şekilde dönmeye devam edermiş. Öğrenciler de kuzu kuzu olmayı sürdürürmüş.
Polis şiddeti hukuk ve adaletin korunması için değil, ezilenlerin kontrol edilmesi ve statükonun devamı için vardır. Toplumsal adaletsizliğin, eşitsizliklerin ve haksızlıkların yeşerdiği Türkiye’de, polisin güç ve yetkilerinin artırılması, özellikle toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel acıdan ezilen kesimlerinin kontrol altına alınması, taleplerini dillendirmelerinin önlenmesi, eşitsizliklere karşı direniş güçlerinin ve iradelerinin kırılması için vardır. Polis, bu adaletsiz düzenden fayda sağlayan, güç ve iktidar sahibi azınlığın polisidir. Bu azınlık, ezilenlerin direnişini kontrol altına alabilmek kaygısıyla polisin elindeki yetkileri güçlendirmeye çalışmaktadır.