Aşağıda Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) olarak 2013 yılının Ocak ayı ile Aralık ayı arasında yaptığımız işlerin listesini bulabilirsiniz.
26-27-28 Eylül tarihlerinde ODTÜ'de düzenlenecek olan IV. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun programını burada bulabilirsiniz.
IV. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu için bildiri özeti gönderme tarihi 31 Temmuz'a uzatılmıştır.
Bir önceki çağrı metninde verilen e-posta adresi hatalıdır. Bildiri özetlerinin elestirelpsikoloji2014
@gmail.com adresine gönderilmesini rica ederiz.
26-27-28 Eylül 2014 tarihlerinde dördüncüsü düzenlenecek olan Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nda sunulacak bildiriler için yapılan çağrıyı burada bulabilirsiniz.
Psikoloji toplumsal ve nesnel etkenlerin gizlendiği bir görünüşün pozitivist şemalarla ifade edilme pratiği haline geldi. Bu durumu anlamlandırabilmek açısından bu kitap elzem bir okuma olabilir diye düşünüyorum. Alt başlığı ‘Adlerden Laing’e konformist psikolojinin elştirisi’ olan bu kitapta Jacoby, Freud’un devrimci yönünün unutturulmasını psikolojinin konformist bir anlayışla kurgulanmasına dayandırıyor ve bu durumun sonuçlarına dikkati çekiyor. Jacoby aslında bir tarihçi, ama bu kitabın derdi psikanalizin tarihsel gelişimini anlatmak değil. Psikanalizin, daha çok da marksizmi ve psikanalizi yan yana getirmeye çalışan kuramların konformizme yenik düşme sürecini anlatmak. Temel argüman şu: psikanalizi unutmayı seçtik çünkü psikanaliz rahatsız ediciydi.
Milgram’ın yaptığı “otoriteye itaat” deneyi ilgi çekici bulgulara sahiptir: Rasyonalitesi ve tekilliği öne çıkarılagelen bireyin, aslında çevresel faktörlerin derin bir biçimde etkilendiğini ortaya koyar deney. Şiddet eğilimi ya da psikopatolojik özellikler göstermeyen bireyler, bir otorite figürünün yönlendirmesiyle masum birine öldürücü derecede şoklar uygulamaktan çekinmemişlerdir. Deneyin sorduğu soru; insanların günlük hayatta yapmayacakları ya da yapmayı reddettikleri davranışları otorite altında gerçekleştirip gerçekleştirmeyecekleriydi. Bununla beraber, bulguları bireyin ‘itaat etme potansiyeli’ ya da ‘uyum ihtiyacı’ olarak değerlendirenler de oldu. Ancak bu değerlendirme; bireyin deney koşullarındaki davranışı “doğal” bir şeymişçesine görüyor; toplumsal süreçleri ya da otorite ile birey arasındaki ilişkilerin büyük bir kısmını belirleyen tarihsel koşulları hesaba katmıyordu.
İnsan biriciktir. Kendisine, ötekilere ve doğaya zarar vermesi,hatta bunu rasyonel olanın meşru alanına sığınarak yapması ile biriciktir. Uygarlaşan insanın yarattığı pratiklerden biri olan terapiile bu biriciklik yeniden üretilir ve hakim ideolojinin kurguladığınormlara sıkıştırılan birey yüceltilmeye devam edilir.
Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Diyarbakır Belediyesi ve Bağlar Belediyesi tarafından 15-16 Eylül'de Diyarbakır, Sümerpark'ta düzenlenecek olan III. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu'nun programı aşağıdadır.
TODAP Çeviri Grubu'nun kolektif ürünü olan Eleştirel Psikoloji kitabının tanıtım yazısını ve çeviri ekibinin önsözünü aşağıda bulabilirsiniz.
12 Eylül darbesinden sonraki 30 yıllık süreçte toplumun hatırı sayılır bir bölümü devlet eliyle yaratılan sistematik baskılara maruz kaldı ve tüm toplum, faili meçhul cinayetler, yargısız infazlar, zorunlu göç ve işkencelere tanıklık etti. Bu travmatik süreçler gündelik hayatın giderek zorlaşmasına, düşünce ve ifade özgürlüğünün baskılanmasına neden olduğu gibi, geleceğe dair tasarımların silinmesine, barış ve güvenlik içinde bir hayat yaşamanın mümkün olduğuna dair umudun giderek zayıflamasına yol açtı. "Toplumsal yas ve travma hali" olarak tarif edilebilecek bu tablo, hayata tutunma çabasına ket vurdu, örgütlenme ve politik eylemlere yabancılaşmayı da beraberinde getirdi.
Her daim psikoloji öğrencileri olarak çalışmalarımızı, düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi paylaşmak, birbirimizin fikirlerinden ve sorularından yararlanmak için düzenlediğimiz açık hava toplantılarının ikincisinin konusu Psikoterapi ve Kitleselleşen Bunalım.
Bir insanı, duygularını, düşüncelerini anlamak ne kadar mümkün? Psikolojiyle doğrudan ilgiliyseniz, elbette hem yanıtınız kolay, hem yolunuz… İyi de yönteminiz ne? Eleştirel Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri Grubu’na göre, insanı çevresinden, politikadan, toplumsal olaylardan, kültürel ve tarihi geçmişinden arınarak tanıyamaz, tanımlayamazsınız… Çünkü insan içinde yaşadığı toplumdan bağımsız değil, dolayısıyla siyasetten de. Grup da bundan yola çıkarak alternatif psikolojiye dair toplantılar düzenliyor, tartışmalar yapıyor. Zaman zaman 1 Mayıs’taki polis şiddetine karşı bildiriler çıkıyor bu toplantılardan, zaman zaman da bir işçi direnişine destek metinleri. Gelin onları biraz tanıyıp, dertlerini anlayalım.
İnsanı anlama çabasının beni getirip bıraktığı kıyının hangi kara parçasına ait olduğunu anlamaya çalışırken elime bir kitap geçti. Kitabın adı “Politik Psikolojinin Cinleri”. Kitap, yazarın değişik yerlerde ve zamanlarda yazdığı beş makaleden oluşuyor.