Uzun süredir Türkiye’de baskıcı uygulamaların gündelik yaşamı kuşattığına, muhalif düşüncelerin ve toplumsal savunuların tehdit olarak görüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu baskı ortamında hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini görünür kılmak, bizim için meslekî ve toplumsal bir sorumluluktur.
Daha fazla çocuğun bu döngüde kaybolup gitmemesi için çocuk hapishanelerinin derhal kapatılması gerektiğini psikologlar olarak bir kez daha dile getiriyoruz.
Olağanüstü Hal rejiminin gündelik hayatlarımızı etkileyen, hissedilen ve görünen pek çok yüzü var. Görünenler kadar yıkıcı bir görünmeyen yüzü OHAL'in kadınların hayatlarında yol açtığı tahribattır.
Bu yasa tasarısını kabul etmiyor, hükümetten tasarıyı derhal geri çekmesini talep ediyoruz.
İnsanların birlikte yaşamasının dayanışmayla mümkün olacağına içtenlikle inanıyoruz.
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi olarak, bir kere daha hapishanede yaşamını yitiren bir çocuk hakkında açıklama yapmaktan dolayı büyük utanç, öfke ve üzüntü duyuyoruz.
Meslektaşımız Esra Mungan yalnız değildir!/Our colleague Esra Mungan is not alone!
Muzaffer Kaya yalnız değildir!/Muzaffer Kaya is not alone!
Kıvanç Ersoy yalnız değildir!/Kıvanç Ersoy is not alone!
Chris Stephenson yalnız değildir!/Chris Stephenson is not alone!
Barışın akademisyenleri yalnız değildir!/Academics for Peace are not alone!
En insani tepkiler “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Terör örgütü propagandası yapmak” gibi bir takım ucu açık gerekçelerle cezalandırılıyor.
Derneğimiz üyesi Evren Evrim Önal'ın 6 Eylül'de okuduğu metni burada bulabilirsiniz.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Psikoloji Bölümü öğrencileri olarak can güvenliği ve eğitim hakkımızı istiyoruz!
TODAP üyesi Burcu Çolak'ın bir yazısını paylaşıyoruz.
TODAP üyesi Banu Bülbül'ün bir yazısını paylaşıyoruz.
Üyemiz Baran Gürsel'in Praksis dergisinde yayınlanan bir yazısını sizinle paylaşıyoruz.
Göçmenlere ve özellikle de kadınlara karşı devlet eliyle yürütülen bu ayrımcı politikalara bir an önce son verilmelidir.
Kapitalizm, paternalist kurum ve ilişkilerle de bütünleşerek çocukluğun içinde deneyimlendiği koşullar ve çocuklar üzerinde çok sayıda olumsuz etkiye neden olmaktadır.
20 Kasım Çocuk Hakları Günü vesilesiyle yapılan açıklamayı burada bulabilirsiniz.
Psikoz tanısı almış ya da alabilecek kişilerin durumunu tartışmak psikologlar ve psikoloji öğrencilerinin bu durum hakkında ne yapabileceği üzerine de düşünmeyi içeriyor.
Eş zamanlı olarak 12 şubat 12.30'da Ankara, İzmir, Diyarbakır, Mersin, İstanbul Ceza İnfaz Kurumları önünde yapılan basın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.
Trans Erkeklerin Bilgi Edinme Hakkına TİB'den Gelen Sansür Blogun Zaferiyle Sonuçlandı.
Psikologlara, Psikolojik Danışmanlara, Psikiyatristlere, Psikiyatri Hemşirelerine, Sosyal Hizmet Uzmanlarına, Öğrencilere ve Kamuoyuna Çağrımızdır.
16 Ocak Pazar günü Taksim'de Meslek Hakkı Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasının metni aşağıdadır.
PSİKOLOGLARA, PSİKOLOJİK DANIŞMANLARA, PSİKİYATRİSTLERE, PSİKİYATRİ HEMŞİRELERİNE, SOSYAL HİZMET UZMANLARINA, ÖĞRENCİLERE VE KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRIDIR.
Türkiye Psikiyatri Derneği’nin 25.12.2009 tarihinde Mersin İl Sağlık Müdürlüğü’ne yaptığı başvuruyla psikolojik danışmanlık merkezi adı altında faaliyet gösteren merkezlerde “tıp fakültesi mezunu olamadıkları halde hasta muayenesi ve tedavisi” yapıldığı gerekçesiyle bu merkezlerin kapatılması talebinde bulunduğunu görüyoruz.
Bu metin, Türk Psikologlar Derneği’ni, kuruluş amaçlarına uygun şekilde, dernek üyeleriyle birlikte işleyen bir kollektife dönüştürmek amacıyla yapılmış tespit ve önerileri içermektedir.